Türkiye Cumhuriyeti

Marsilya Başkonsolosluğu

Konuşma Metinleri

Başkonsolos Deniz ERDOĞAN BARIM'ın "18 Mart Şehitleri Anma Günü" vesilesiyle Carcassonne Şehitliği'nde yaptığı konuşma. , 18.03.2014

Carcassonne Belediye Başkan Yardımcısı Maryline MARTİNEZ
Paris Büyükelçiliği Askeri Ataşesi Albay Turgut ÇELEBİ
Din Hizmetleri Ataşesi Sayın Ahmet Turan ÖZDEMİR
Türk-Fransız Kültür Dernekleri Başkanları,
Değerli Misafirler,
Türk Toplumunun Değerli Üyeleri,

Balkanlar ve Asya’nın uzak köşeleri Türk şehitliklerine evsahipliği yapmaktadır. Bir Millet, Osmanlı İmparatorluğu gibi üç kıtada hâkim bir imparatorluğun sahibi olunca sınırlarının ötesinde uzak diyarlarda şehitliklerinin bulunması da son derece doğaldır.

Bugün Fransa’nın ve Batı Avrupa’nın tek şehitliği olan Carcassonne’dayız.
Bu topraklarda Çanakkale Savaşında esir düşmüş, getirildikleri esir kampında kötü koşullar nedeniyle yaşamını yitirmiş atalarımız yatıyor.

Her yıl olduğu gibi bu yıl da bizler için önemli ve anlamlı bir gün olan 18 Mart’ta, ülkemizde Çanakkale Şehitliği’nde tüm şehitlerimiz ve Dışişleri Bakanlığımızda şehit verdiğimiz diplomatlar için düzenlenen anma törenleriyle aynı zamanda ve aynı ruhla, vatan için canlarını veren 10 şehidimizi anmak için kabirlerinin bulunduğu burada, Carcassonne Şehitliği’nde, bir aradayız.

Her yıl 18 Mart’ta, 1915 Çanakkale Zaferi’nin yıldönümünü kutlamanın onurunu yaşamakta, aynı zamanda mukaddes vatanımız için hiç çekinmeden canlarını feda eden şehitlerimizin hatıralarını yâd etmekteyiz.

Türkiye’deki Çanakkale Zaferi Anma törenlerine birçok ülkeden katılım olmaktadır. Bildiğiniz gibi bu savaşta, müttefik kuvvetlere esir düşüp yabancı ülkelere götürülen ve o ülkelerde şehit olan Türk askerleri de vardı. İşte burada Carcassonne’da yatan askerlerimizin hikâyesi de Çanakkale Savaşı’na dayanmaktadır.

Çanakkale Zaferi gibi büyük bir kahramanlık destanına sahip olan bir millet onunla ne kadar iftihar etse azdır. Böyle bir iman ve ahlak destanı çıkarabilen bir toplum, en zor şartlarda bile daima toparlanıp dirilme kabiliyetine sahip demektir. Unutmayın ki bu savaş, Ordumuzu zafere taşıyan Mustafa Kemal Atatürk gerçeğini ortaya çıkarmış, milletimiz bu savaşta 500 bin evladını şehit vermiştir.
Burada tarihe bir göz atarsak...

Çanakkale Savaşı’nda esir düşen Türk askerleri Fransa’ya getiriliyor ve burada yaşamını yitiriyor. 1991 ve 1992 yıllarında farklı mezarlıklarda bulunan 10 şehidimiz Saint Michel mezarlığına naklediliyor, şehitlerimizin mezarları 2007 yılında Genelkurmay Başkanlığımız tarafından “şehitlik” statüsüne alınıyor. İşte Bu tarihten itibaren her yıl anma törenlerini Siz değerli vatandaşlarımızla düzenlemeye devam ediyoruz.

Bugün burada, her yıl olduğu gibi sizlerle birlikte, bizlere bağımsız yaşadığımız cennet gibi bir vatan bırakabilmek için hayatlarını feda etmiş tüm şehitlerimizi minnetle anıyoruz.

Biliyoruz ki mukaddes vatan toprakları için, canlarını seve seve vererek; bir ulusun kaderini değiştiren, vatanımızı, istikbalimizi, sarsılmaz imanları ve eşsiz cesaretleriyle savunan aziz şehitlerimiz, dünyada eşi benzeri olmayan bir destan yazmışlardır. Bu eşsiz destan, vatanı, bayrağı, milleti, dini ve devleti için canını feda eden şehitlerin destanıdır.

Türklerin şanlı tarihi boyunca kazandığı zaferlerin, özellikle genç nesillere iyi anlatılması, ecdadımıza ve şehitlerimize bir borcumuz olduğu gibi, geleceğimizin de teminatıdır. Kahraman şehitlerimizi anmak en önemli milli ödevimizdir.
Çanakkale’de çarpıştığımız uluslar bu savaşı “Centilmenler Savaşı” olarak nitelendirmişlerdir. Türk Milleti, kendi şehitlerine gösterdiği saygıyı, bu savaşta ölen yabancı askerlere de göstererek, insanlığın yere düşen onurunu da ayağa kaldırmıştır.

Tarih boyunca yaşanılan tecrübeler, savaşların her ne sebeple olursa olsun, büyük bir insanlık yıkımına, şiddete neden olduğunu göstermiştir. Savaşlarda insanlık onurunun ayaklar altına alındığı acı bir gerçektir.

Bugün, aynı zamanda, tüm milletler için savaşların sonuçlarından ve geçmişin hatalarından gerekli dersleri çıkartma günüdür. Dünyanın çeşitli bölgelerinde süren çatışmalar sonlandırılmalı, huzur, sevgi ve kardeşlik içinde bir arada yaşanan, barış dolu bir dünya için çalışılmalıdır.

Bugün Vatanları için savaşırken esir düşerek yâd ellere getirilen bu 10 kahramanı anarken, Onlarla birlikte, vatanlarını savunurken şehit olan, kanlarının rengi bayrağımızda yaşayan, bu kutsal vatan topraklarını bizlere armağan eden, milletimizin varlığının, birliğinin ve beraberliğinin ölümsüz sembollerini rahmet ve minnetle anıyor, şükranlarımı sunuyorum.

Burada bu mezarlıkta yatan şehitlerimizi bir kez de sizlerin huzurunda ve beraberce anmak istiyorum:

Rum köylü Abdullah oğlu Cafer,
Ereğlili Ahmet oğlu Tevfik,
Edirneli İbrahim oğlu Sami,
Virancıklı Hasan oğlu Mevlüt,
Edirneli Mahmut oğlu Mustafa,
Bolulu Mehmet Ali oğlu Mustafa,
Hendekli Hüseyin oğlu Şuayip ve
Doğum yerleri bilinemeyen Ahmet oğlu Nazil,
Hasan oğlu Halil ile
İsmet oğlu Cemal
Ruhları şad olsun.